30 Ocak 2015, Cuma 08:20:18 Günaydın !

Reklamlar

Aradığınız kelimeyi giriniz :
Kelimeler ve anlamları
abay, Zihinsel ya da fiziksel bir işi yapma yetisi, Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu, Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet, Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet,
hüner
mahir Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir:"Halk, onun çok becerikli bir müdür olduğuna inanır." S. Birsel
Becerikli olma durumu, ustalık, maharetlilik
argın, gıygıycı, SÜTUH, A'CEMÎ, Becerisi olmayan, usta olmayan, Becerisi olmayan, usta olmayan:"O münasebetsiz ve beceriksiz adam, kısık bir sesle bütün gizli şeyleri anlattı." A. Ş. Hisar,
argın, gıygıycı, SÜTUH, A'CEMÎ, Becerisi olmayan, usta olmayan, Becerisi olmayan, usta olmayan:"O münasebetsiz ve beceriksiz adam, kısık bir sesle bütün gizli şeyleri anlattı." A. Ş. Hisar,
Bu sayfa üzerinde beceri kelime anlamı gösterilmektedir. beceri nedir ? beceri ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. beceri kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : kümeler (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
(spor) Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her birine verilen ad Tümsek biçimindeki yığın (spor) Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig (pedagoji) Bir dershanede öğrencilerin, belli bir eğitim veya öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek Birçok canlının veya nesnenin oluşturduğu topluluk, grup: "Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler." N. Nâzım (sıfat) Tomar: "Yaver Bey bir küme mektubu usulcacık Mustafa Kemal Paşanın önüne koymuş." Y. K. Karaosmanoğlu lig KEVME Cevizli sucuk Lig, grup Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig öbek Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup:"Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler." N. Nâzım Tomar Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her birine verilen ad Bir dershanede öğrencilerin, belli bir eğitim veya öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek Birçok canlının veya nesnenin oluşturduğu topluluk, grup

 
Sayfa başına dön