29 Ağustos 2014, Cuma 06:10:20 Günaydın !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri Türkçe çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak Türkçe Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu bahar kelimesi/cumlesi/metni Arapça çevirisi
الربيع    
 
bahar kelimesi anlamı / hakkında bilgiler :
f. Kış ile yaz arasındaki mevsim. İlk bahar. Rebi, Kuzey yarım küre için, 21 Martta gündüz gece eşitliğiyle başlayarak 22 Haziranda gün dönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim; ilkyaz, ilkbahar, Sığır gözü, papatya, sığır papatyası, sarı papatya, Kuzey yarım küre için, 21 martta gündüz gece eşitliğiyle başlayarak 22 Haziran'da gün dönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim, Yiyecek ve bazen de içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber gibi maddelerle yapılan karışım, Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar, Gençlik çağı, Kuzey yarım küre için, 21 Martta gündüz gece eşitliğiyle başlayarak 22 Haziranda gün dönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim, ilkyaz, ilkbahar:"Biz çiçeği bahardan bahara görürüz." T. Buğra,

bahar
kelimesi imla klavuzuna göre benzer kullanışları :

bahar
baharat
baharatçı
baharatçılık, -ğı
baharatlandırma
baharatlandırmak
baharatlı
baharatsız
bahar bayramı
baharcı
baharcılık, -ğı
bahar dönemi
bahariye
baharlı
bahar nezlesi
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada bahar kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. bahar kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan bahar kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
KOZMETİK KOZMETİK Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Hukuk Terimi )  ( Rastgele Hukuk Terimi )
DERI, SAÇ VE SAIR ORGANLARININ BAKIMI VE GÜZELLEŞTIRILMESI IÇIN KULLANILAN MADDELER.
 

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : zaruretle (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
Mecburiyet, gereklilik, zorunluluk, zorunluk: "Kültür hâkim olduktan sonra, sanat ve hayat, mazi ve yeni zaruretler ne güzel uyuşuyor." F. R. Atay Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik: "Kıyafetinden dışarılıklı ve zarurette olduğu anlaşılan bir kadın... kahvelerden birine girdi." Y. K. Karaosmanoğlu Çaresizlik. Muhtaçlık. Sıkıntı. Yoksulluk. $ kaidesi, yâni: "Zaruret, haramı helâl derecesine getirir." İşte şu kaide ise, küllî değil. Zaruret, eğer haram yoluyla olmamış ise, haramı helâl etmeye sebebiyet verir. Yoksa, sui ihtiyariyle, gayrı meşru sebeblerle zaruret olmuş ise, haramı helâl edemez, ruhsatlı ahkâmlara medar olamaz, özür teşkil edemez. Meselâ: Bir adam sui ihtiyariyle, haram bir tarzda kendini sarhoş etse; tasarrufatı, ulemai Şeriatça aleyhinde câridir, mâzur sayılmaz. Tatlik etse, ta Zorunluluk LECA' Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik Mecburiyet, gereklilik, zorunluluk, zorunluk ister istemez, çaresiz olarak, ihtiyaç Mecburiyet, gereklilik, zorunluluk, zorunluk:"Kültür hâkim olduktan sonra, sanat ve hayat, mazi ve yeni zaruretler ne güzel uyuşuyor." F. R. Atay Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik:"Kıyafetinden dışarılıklı ve zarurette olduğu anlaşılan bir kadın ... kahvelerden birine girdi." Y. K. Karaosmanoğlu
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön