24 Eylül 2014, Çarşamba 05:24:48 Günaydın !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri Türkçe çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak Türkçe Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu melendiz kelimesi/cumlesi/metni Arapça çevirisi
ميلندز    
 
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada melendiz kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. melendiz kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan melendiz kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
ALTÜRİST ALTÜRİST Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Hukuk Terimi )  ( Rastgele Hukuk Terimi )
EGOIST TERIMININ ZIDDI OLUP DIĞERGÂM, HEP BAŞKALARINI DÜŞÜNEN, BENCIL OLMAYAN.
 

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : yetişip (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
EDD, ulaşmak, MEBLAĞ, LEHAK, HAZB, MUSADEFE, büyümek, üremek, NÜVBE, Üremek, büyümek, olmak, Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek, Yardım etmek, yardımına koşmak, Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak, İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek, Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak, Değmek, uzanıp dokunabilmek, Vakit bulmak, yapabilmek, Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak:"Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı." Y. K. Karaosmanoğlu, Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak:"Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi." A. Ş. Hisar, Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak, Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek, Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak:"Bol zamanına yetişti de, ben onu böyle şımarık büyüttüm." P. Safa. Üremek, büyümek, olmak:"Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti." S. F. Abasıyanık, Tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak, Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak, Ulaşmak, ermek, vasıl olmak, Yardım etmek, yardımına koşmak:"Tam o sırada talih imdadıma yetişti." R. H. Karay, Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek:"İşte bu kadronun içinde yetişecektim ben." Y. Z. Ortaç. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek, Ulaşmak, ermek, vasıl olmak:"Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti." Ö. Seyfettin,
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön