29 Ağustos 2014, Cuma 10:59:36 Günaydın !

Reklamlar

Tüm Dillere Çeviri Türkçe çeviri için çeviri yapılacak dili seçiniz
   
Çeviri Yapılacak Kaynak Dil Kaynak Dil Çevirilecek Dil Çevirilecek Dil
<< Yer Değiştir >>
 

 
Çeviri Yapılacak Kelime Çeviri Yapılacak Türkçe Metin, Kelime veya Cümle
Temizle
Çeviri Sonucu yani kelimesi/cumlesi/metni İtalyanca çevirisi
vale a dire    
 
yani kelimesi anlamı / hakkında bilgiler :
Sözün kısası, doğrusu "Demek", "şu demek ki" anlamında kullanılır Sözün kısası, doğrusu:"Tesadüf ama bu kadar olur yani." H. Taner Demek", "şu demek ki" anlamında kullanılır:"Rıza Efendi de belki bu yüzden yani perde niçin açılmıyor diye sinirleniyor." T. Buğra
Not : Türkçe Sözlük web sitesi üzerinden yaptığınız bu aramada yani kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yani kelimesinin çevirisi veya eşanlamları ile ilgili açıklamalar, anlamlar, deyimler, imla kuralları, dini bilgiler, teknik bilgiler, tıp bilgileri ve diğer bilgileri eksik veya hatalı olabilir. Burada yer alan yani kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik veya hatalı çevirileri, imla klavuzu hatalarını, sözlük hatalarını lütfen bize iletiniz.  Türkçe Sözlük ekibi tarafından tespit ettiğiniz hata kontrol edilip düzeltilecektir.
Ecel Ecel Terimler Sözlüğünden ( Rastgele Dini Terim )  ( Rastgele Dini Terim )
Ecel: Bir vakit veya o vaktin sonu. Tesbit edilmiş süre. Kıyamet günü. Çöküş zamanı, kavimlerin yıkılışları. İnsan hayatı. Ölümden dirilişe kadar olan zaman. İddet. Ecel'l-Allah: Dirilme, hesab ve ceza için Allah'ın tayin ettiği süre, vakit.
 

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : ezu (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
HALL, SEHC, SAHK, Üzmek, sıkıntıya sokmak, Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek, Baskı altında tutmak, Harcamak, Harcamak:"Paraları bir haftada ezerim." S. F. Abasıyanık, Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak:"Seven kalbi ezmek, sevmeyen kalbi durdurmaktan daha affedilmez bir cinayettir." A. Gündüz, Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek:"Rüzgârın içinde biribirini ezercesine kaçıştılar." S. F. Abasıyanık, Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassıltmak, biçimini değiştirmek:"Ben kendi hesabıma aruzu bir bal mumu gibi ezer, oynar, istediğim şekle sokardım." E. B. Koryürek, Baskı altında tutmak:"Mahzun yüzünü ağlaya ağlaya öpmek arzusu içimi bir açlık gibi ezdi." R. H. Karay, Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak, Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassıltmak, biçimini değiştirmek, Yenmek, sindirmek, Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek, TAADDİ, Ezmek işi, Sebze veya yemiş ezerek yapılan yiyecek, Sebze veya yemiş ezerek yapılan yiyecek:"Sıkınca içinden vıcık vıcık balık ezmeleri, kaz ciğerleri çıkan tüpler..." Y. Z. Ortaç, Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalamak, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklamak işlemi,
 
Çeviri Yapılan Diller : Afrikaans Albanian Arabic Belarusian Bulgarian Chinese (Basitleştirilmiş ve Geleneksel) Catalan Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Serbian Slovak Slovenian Swahili Swedish Thai Turkish Ukrainian Vietnamese Welsh Yiddish

 
Sayfa başına dön