01 Mart 2015, Pazar 04:55:17 Günaydın !

Terimler Sözlüğü

Reklamlar

 

Aranacak Terim :

 

ZİNCİRLEME SÜRÜP GİDEN, BİRDEN ÇOK HAREKETİN BİRBİRİNE BAĞLI OLARAK VUKUU, BİRBİRİ ARDINDAN GELEN.
BİR ALACAĞIN BİRDEN FAZLA KİŞİ TARAFINDAN ALINABİLME DURUMU. O ZAMAN ALACAKLILARDAN BİRİ ALACAĞIN TÜMÜNÜ İSTEYEBİLİR. BORÇLU DA İSTEYENE BUNUN TÜMÜNÜ ÖDEMEKLE BORCUNDAN KURTULUR. .
BİR BORÇTAN DOLAYI BİRDEN FAZLA KİMSENİN AYNI ANDA BORÇLU OLMA DURUMU, ZİNCİRLEME BORÇLULAR. BK MD. 141, 148.
ZİNCİRLEME KEFÂLET, BİR BORCA KARŞILIK OLARAK BİRDEN ÇOK KİMSENİN BORCUN TÜMÜ İÇİN AYNI ANDA GÜVENCE VERMESİ DURUMU. SONRA DİĞERLERİNE KENDİSİ PAYLARI ORANINDA RÜCU EDER. HMK MD. 186.
ZİNCİRLEME, KEFİL. BORÇLU İLE BİRLİKTE ÇOK KİMSENİN KEFİL OLMA DURUMU.
ZİNCİRLEME SORUMLULUK. BİR ZARARDAN DOLAYI BİRDEN ÇOK KİMSENİN AYNI ANDA SORUMLU OLMASI DURUMU.
ZİNCİRLEME SUÇ, BİR SUÇ FİİLİNİN KANUNDA BELİRTİLEN ŞEKLİNİN BİRDEN ÇOK KEZ İŞLENİLMESİ. HÜKMÜN BİRDEN ÇOK DEFA ÇİĞNENİLMESİ HALİNDE MEYDANA GELEN SUÇ. CMK MD. 8.
ZİNCİRLEME ŞEKLİNDE, BİRBİRİ PEŞİNDEN GELEREK, ZİNCİRLEME OLARAK, TESELSÜL EDEREK, UZAYIP GİDEREK.
Bu sayfa üzerinde müteselsil kelime anlamı gösterilmektedir. müteselsil nedir ? müteselsil ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. müteselsil kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.

Reklamlar

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : koltuk (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
DIMN, Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni, Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye, Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer, Yan destek, Genel ev, Evin çatı katındaki kenar bölümleri, Bir teknenin aborda olduğu yere sıkılması için baş ve kıç omuzluklardan verdiği halat, Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler, Genel ev:"Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur." H. R. Gürpınar, Yapıcılıkta yan destek, Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni:"Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, 'koltuk' yapılmıştı." H. C. Yalçın, Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye:"Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı." Y. K. Karaosmanoğlu, Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip, Koltuklama veya koltuklanma, Yüksek mevki, makam, Kenar, tenha yer, Kayırma, destek, Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer:"Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı." H. E. Adıvar,

 
Sayfa başına dön