23 Ekim 2014, Perşembe 08:09:49 Günaydın !

Reklamlar

Aradığınız kelimeyi giriniz :
Kelimeler ve anlamları
Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan):"Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım." S. M. Alus, HASIF, AKZEM, NEHİF, SADİG, ZEKK, VEHN, TURMUS, VENA, Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan, Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz, Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan, Görevini yapacak yeterli gücü olmayan, Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan:"Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu." A.Gündüz. Önemli, güvenilir olmayan, Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan, Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık, Başarısızlığı gösteren not, Önemli, güvenilir olmayan,
Çok zayıf
Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan):"Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım." S. M. Alus HASIF AKZEM NEHİF SADİG ZEKK VEHN TURMUS VENA Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan Görevini yapacak yeterli gücü olmayan Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan:"Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu." A.Gündüz. Önemli, güvenilir olmayan Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık Başarısızlığı gösteren not Önemli, güvenilir olmayan
TEHELLÜS daralmak incelmek telesimek NAHŞ MUKAVERE Zayıf duruma gelmek Zayıf duruma gelmek:"Paşa, kendisini görenleri tanımayacak kadar zayıflamıştı." Ö. Seyfettin IZ'AF Hastalık, bakımsızlık veya rejimle şişmanlığın azalması Zayıflamak işi veya durumu:"Sanki pek şişman bir şeymiş gibi, zayıflama hastalığına tutulmuştu." M. Ş. Esendal Zayıflamak işi veya durumu
TEHELLÜS daralmak incelmek telesimek NAHŞ MUKAVERE Zayıf duruma gelmek Zayıf duruma gelmek:"Paşa, kendisini görenleri tanımayacak kadar zayıflamıştı." Ö. Seyfettin IZ'AF Hastalık, bakımsızlık veya rejimle şişmanlığın azalması Zayıflamak işi veya durumu:"Sanki pek şişman bir şeymiş gibi, zayıflama hastalığına tutulmuştu." M. Ş. Esendal Zayıflamak işi veya durumu
IZ'AF, Hastalık, bakımsızlık veya rejimle şişmanlığın azalması, Zayıflamak işi veya durumu:"Sanki pek şişman bir şeymiş gibi, zayıflama hastalığına tutulmuştu." M. Ş. Esendal, Zayıflamak işi veya durumu, TEHELLÜS, daralmak, incelmek, telesimek, NAHŞ, MUKAVERE, Zayıf duruma gelmek, Zayıf duruma gelmek:"Paşa, kendisini görenleri tanımayacak kadar zayıflamıştı." Ö. Seyfettin,
Bu sayfa üzerinde zayıf kelime anlamı gösterilmektedir. zayıf nedir ? zayıf ne demek ? gibi soruların cevaplarına bu sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz. zayıf kelimesi sözlük anlamı sayfa üzerinde görüntülenemez ise lütfen bize bildiriniz.

Bu kelime için daha önce yapılan aramalar :

Kelime Anlamı Rastgele bilgi : tasım (kelimesi nedir, anlamı, hakkında, bilmedikleriniz) :
kıyas Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan usavurma yolu Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu, kıyas

 
Sayfa başına dön